|
TARİHÇE
Anadolu’nun birçok bölgesi gibi bu bölge de ilk çağlardan beri
gelmiş geçmiş çeşitli kültür ve medeniyetlerin izlerini taşır.
Yörede ilk yerleşmeler Kalkolitik dönemde (M.Ö. 3000) olmasına
rağmen, uygarlığın gelişmesi daha sonraki yıllarda olmuştur. M.Ö.
1800-1200 yıllarında Anadolu’da yaşayan yerli kavimlerden Hattiler
bu bölgeyi önemli bir yerleşim merkezi haline getirmişler, Hititler
ise Hattuşaş’ı (Boğazköy) başkent yapmışlardır. Asurlu tüccarların
yapmış olduğu “Karum” denilen iş merkezinin burada kurulması,
Karadeniz, Akdeniz ve Ege havzasının Kuzeydoğu Anadolu ile İran
Yaylasına bağlanan ve tarihte Kral Yolu olarak bilinen, ünlü ticaret
yolunun da buradan geçmesi bölgenin önemini iyice arttırmıştır.
Tarihi Kral Yolu’nun tabiat şartları etkisiyle, bölgede hangi
güzergahı takib ettiği bilinmemekle beraber bazı ipuçlarından yola
çıkarak, Sarıkaya Köyü’nün doğusunda Hacıbağ, güneyinde Dutluk (Öteyüz
mevkii), Müdü Köyü’nün güneybatısında bulunan Karice’nin Gedik
mevkiinden geçmiş olması muhtemeldir. Bu düşüncemizi kuvvetlendiren
bulgular arasında:
a)
Mezar
kalıntılarının doğu ve batı ekseninde olması,
yukarda
bahsettiğimiz güzergahta bulunan sivri tepelerin oyularak, geçişe
uygun hale getirilmesi
b)
Adı geçen
güzergahın yol için elverişli olması
c)
Delice’den
Höyük’e geçişin kısa mesafeli olması gibi...
1894 yılında Çorumlu
olan Beşiktaş muhafızı Hasan Paşa’nın gayreti ve Ankara Valisi
Abidin Paşa’nın yardımı ile Çorum’un Ankara’ya bağlı sancak merkezi
olmasıyla Sungurlu İlçesi de Çorum’a bağlanmıştır.
Osmanlı Devleti kuruluş
tarihinden itibaren, konar-göçer çeşitli Türk boylarını, Anadolu’nun
çeşitli yörelerinde yerleşik hayata geçirmek için değişik
uygulamalara girişmiştir. 16. yy.’ın ilk çeyreğinde Anadolu’daki
iskan hareketi hızlanmıştır. Anadolu’ya yerleştirilmiş oymaklardan
bugün Sungurlu’da mevcut olanlar arasında Karaevli, Yazır,
Karakeçili ve Hilâllı vardır.
Cumhuriyet Dönemi:
1921 yılına kadar Ankara
Vilayetine bağlı bir sancak merkezi olan Çorum, sonradan müstakil
bir sancak, 24 Nisan 1924 tarihinde de il (vilayet) olmuştur. Alaca,
İskilip, Mecitözü, Osmancık ve Sungurlu İlçeleri de Çorum’a
bağlanmıştır. Boğazkale Bucağı ilçemize bağlı iken 04.07.1987 gün ve
3392 sayılı kanunla müstakil bir ilçe haline gelerek ilçemizden
ayrılmıştır.
Sungurlu İlçesinin
tarihte iki yerleşim merkezi olmuştur:
1.
Eski
Sungurlu:
Bugünkü Sungurlu’nun batısındadır. Şimdiki Kuzuluk (Akçay ve Tuğcu
arasında) denilen yerde kurulmuştur. Eski Sungurlu “Küçük Kıyamet”
adı verilen 1509 tarihinde 40 aralıkla süren depremle yıkılmış ve
şehir bugünkü yerine inşa edilmiştir. Eski Sungurlu’nun çok geniş
yer kapladığı, 80.000 nüfusa ve 20.000 haneye sahip olduğu tahmin
edilmektedir.
2.
Yeni
Sungurlu:
Eski Sungurlu’nun depremle yok olmasından sonra şehir biraz doğuya
doğru Sarıtepe eteklerinde yeniden kurulmuştur. Yeni Sungurlu
kurulduğu günden beri 4 isim değiştirmiştir.
a) Kalınsaz:
Yavuz Sultan Selim 1515 tarihinde doğu seferine giderken, şimdiki
bağların içinden geçen göç yolundan (Gökkaya mevkiinden Karşıyaka
Semtine gelen mezarlığın yanından geçen yol) Sungurlu’ya geldiği ve
Manastır Tepesinin ön tarafındaki boşlukta konaklamıştır. Yavuz
Sultan Selim’in “amma da sazlık” demesinden dolayı Kalınsaz adını
almıştır.
b) Budaközü:
Şehrin ortasından geçen Budaközü Çayına ithafen söylenmiştir.
c) Sungurlu:
Maraş Bey’in zulmünden kaçıp gelen Sungur Bey’e ithafen denmiştir.
Sungurlu, Osmanlı
İmparatorluğu Döneminde 1866 yılında ilçe ve belediye olmuştur. İlk
belediyebaşkanlığı görevine de Ermeni asıllı Gregoryan Efendi
atanmıştır.
EVLİYA ÇELEBİ’NİN
SEYAHATNAMESİ’NDE SUNGURLU (III.CİLT, SAYFA 185)
Sunguriçi Nahiyesi. Bu
nahiye Hüseyinova Kazası’nda büyük bir nahiyedir. Sunguroğlunun
hânedânı dibinde, 400 yıldan beri taşları aşınmamış bir su değirmeni
vardır. Büyük evliyaların nazargâhı olan bir değirmendir.
Buralardaki Kazovası, Tokat’a bir konaktır. Çok zengin bir yerdir.
Asıl Kazova Kasabası Tokat Şehri toprağında 150 akçelik kazadır.
|